DÖNERSEN ISLIK ÇAL
Dönersen Islık Çal, Orhan Oğuz'un yönetmenliğini yaptığı 1992 yapımı bir Türk sinema filmidir. Yönetmenliğini Orhan Oğuz'un yaptığı filmin senaryosunu Nuray Oğuz ve Cemal San yazmıştır. Filmin başrollerinde Derya Alabora, Mevlüt Demiryay, Fikret Kuşkan ve Menderes Samancılar yer almıştır.
Toplumun dışladığı bu iki marjinal tipin tanışması karanlık ve pis sokakların birinde gerçekleşir. Cüce (Mevlüt Demiryay), iş çıkışı evine dönerken, sokak serserilerinin saldırdığı ve gerçek bir kadın sandığı travestinin (Fikret Kuşkan) hayatını kurtarır. Gerçekte onu kurtaran, cücenin, o tehlikeli sokaklarda ve gecenin karanlığında kendisini korumak için boynunda taşıdığı düdüktür. Düdük seslerini duyan serseriler kaçıştıktan sonra, travestiyi evine alır. Ne var ki, evinde misafir ettiği "Kadın'ın aslında bir erkek olduğunu anlayınca büyük bir şaşkınlık geçirir. Ama, yaşamını tek başına, yalnızlığını ise balkonundaki köpekleri ve boynundaki düdüğüyle paylaşarak sürdüren cüce ile, Bu güzel dostluk ne acıdır ki, o çirkin dünyanın, sonunda onları birbirlerinden ayırana dek sürecektir.
Film Beyoğlu'nda ki bir sokakta barmenlik yapan bir cüceyle , fahişelik yaparak hayatını kazanan travesti birinin arasında geçer. Filmin teması dış dünyadan dışlanmış olarak görülen bu iki tiplemenin yaşadıkları ve aralarında oluşan duygusal bir dostluktur. Filmin beni en etkileyen kısmı aslında hemen hemen çoğu insanın ön yargılarıyla baktıkları dışlamaya kadar giden bu insanların , normal diye nitelendirilen insanlardan hiç bir farkı olmayışı oldu. Filmde etkilendiğim sahnelerden biri cüce (mevlüt demiryay)'ın sadece düdüğü kullanarak birinin hayatını kurtarışı oldu. burada ki maneviyat o cücenin düdüğünden başka kimsesi olmayışı ve bir düdükle nelerle başa çıkabileceğini göstermesidir.
Kaynakça:https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%B6nersen_Isl%C4%B1k_%C3%87al
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder